2009-07-11 02:58:41
Her futbol tutkunu için kafa kağıdında yazan ülkenin ulusal şampiyonasının arz ettiği önem çok daha başkadır. İsterse kalitesi eksik olsun isterse rekabetçi koşulları yetersiz? İsterse yetenek parıltıları ile ışıldasın isterse yetenek düşmanları ile çıldırtsın?
İnsanoğlu nankör... Avrupa kupalarında iyi giderken ?Annenizin Ligi? diye dalga geçilen şampiyona, sezon sonunda en tepede tamamlayamayınca illa birilerinin kellesine mal olur.
Ligi kazanamamış, Avrupa Şampiyonu bir Real Madrid?in İspanya?da pek de makbul olmaması gibi? 1998 yılında Jupp Heynckes de kendisini kapıda bulunca bunu o zaman öğrenmişti.
Avrupa kupaları elbette bambaşka bir vitrin ve güç gösterisi? Ancak ulusal şampiyonayı ikinci plana atmak, gerçek bir taraftar ve futbolseverin her zaman kalbini acıtır. En tepede bitirilemeyen, rakip takımın kutlamalarına tahammül etmek zorunda kalınan bir sezon sonu, her zaman hüzün doludur. O lig ne kadar yetersiz olursa olsun.
Yıllardır yakınır olduk ?Bizim ligimiz niye bu kadar kalitesiz? diye. Ne zaman Avrupa ligleri gözümüze, zihnimize bir kumanda tuşu kadar uzakta oldu, bu şikayetlerin sayısı da arttı. Eskiden futbolun daha iyi oynanabileceğine dair delillerimiz fazla değildi. İzlanda?dan 5 gol yenince şüphelenmiştik ama gene de o kara gömlekli hakemler bu mağlubiyetlerin mimarlarıydı bir yerde hep.. Artık birkaç senedir gerçeklerle yüzleşmiş olarak ligimizle ilgili her cümleyi Premier Lig barındıran kelimelerle de kurar olduk.
Evinde tüm bunlar olan insanın da bir yerde gözü pencereden dışarıya kayıyor çaresiz. Tüm bu sorunları bir yazıda çözebilmenin veya fikir üretebilmenin imkanı yok. Bu nedenle önceliği ligin yapısal soruna verip diğerlerini sonraya bırakıyoruz. Bu yazıda kısa ve orta vadede uygulanmasını beklemediğim, basketboldaki play-off sisteminin futbola adepte edilmesi halinde ortaya çıkabileceklerden bahsetmek istiyorum.
-PLAY-OFF SİSTEMİ MÜMKÜN MÜ?-
Daha önce Brezilya?da uygulanan play-off sistemi genel anlamda Avrupa?da tercih edilen bir lig tarzı değil. Bu sistem isim olarak Hollanda?daki uygulama ile eşleşse de oradaki gibi lig şampiyonu play-off ile belirlenmiyor.
İngiltere ve İspanya?nın ardından İtalya?nın da geçtiğimiz yıllarda ligdeki takım sayısını 20?ye çıkartması başta FIFA olmak üzere çoğu futbol çevresinde doğru karşılanmamıştı. Bu duruma karşı çıkanların en önemli gerekçesi ise yoğun maç fikstürleri kadar lig kalitesinde yaşanabilecek düşmeydi. Bunun en basit tespiti de ligde yer alan takımlar arasındaki güç farkları zirve ile küme düşme hattındaki yelpazenin her ilerleyen hafta ile açılmasıdır. Buna önemli bir referans kaynağı ise geçtiğimiz yıllarda İngiltere Premier Lig?de sonuncu sırayı alan Derby County?nin koca sezonda sadece bir kez kazanabilmesiydi.
Bu nedenle ligdeki kalite seviyesini ve rekabetçi koşulları arttırmak adına uygulanacak play-off sistemi öncesi ligdeki takım sayısının azaltılması, sistemin işlevini yerine getirebilmesi adına bir yerde alternatif olabilir.
-KAYIP SEZONLARA SON!-
Sürekli kalitesizliğinden bahsedip durduğumuz ligimiz için bu sistemin tercih edilmesi kısa vadede çok büyük yararlar getirmeyebilir. Ancak uzun dönemde sağlayabileceği yararların yanı sıra kısa vadede yaşatabileceği sıkıntılar da çözülebilir.
Öncelikli olarak bu sistemin varlığı ile lige herhangi bir nedenle kötü başlayan veya istediği ritmi yakalayamayan takımların, sezonları kayıp sezon olmaktan çıkar. Geçtiğimiz yıllarda transfer, yönetim veya teknik anlamda lige puan kayıplarıyla başlayan takımlar -ki bu anlamda hedefleri ve bütçeleri yüksek takımlardan bahsedebiliriz- lige yeniden tutunabilmek için şans yakalar ve ligin geriye kalan haftalarını deneysel çalışmalar olarak değerlendirmez. Zirveye oynayan takımlar kendileri için her şey demek olan şampiyonluk, düşük profilli takımlar ise şehrin ekonomik gereksinmeleri için zorunluluk olan ligde kalma şanslarını hala elinde tutarken, taraftarlarının neden olabileceği huzursuzluk ve baskıdan da kendisini kurtarabilir. Kısacası ligin ortalarından sonra dümeni bozulmuş ve rüzgarın sürüklediği amaçsız takımların sayısı da azalmış olur.
Bu durum en çok da teknik heyet anlamında kulüp yönetimlerini ve biz ati teknik adamları rahatlatacaktır. Sezona beklenen başlangıcı yapamayan teknik adamlar artık boynunu bükerek başkanlarına kellelerini teslim etmeye eskisi kadar gönüllü olmayacaktır. İleride kayıpları telafi edebilecek haftalar, şampiyonluğa oynayabilecek bir play-off olacak çünkü?
-GENÇLERE DAHA FAZLA ŞANS!-
Bu nimetten karlı çıkacak bir başka ezilen sınıf ise genç oyuncular olacak. Her puanın Allah?ın emri olduğu lig serüveninde takıma kazandırabilmenin fazlasıyla lüks sayıldığı gençler, bu sistem ile artık çok daha fazla dakika alıp, sahada kat edecekleri kilometre miktarını arttırabilir. Sezon sonunda puanların yerine play-off?un belirleyeceği şampiyonluk, klasik lig serüveninin oyuncular ve teknik adamlar üzerindeki stresini azaltırken, genç oyuncuların takımlarında alacağı sorumluluk dozajını da arttıracak. Bu dönemde elde edilen tecrübe kırıntıları sezon sonunda play-off dönemi ile birlikte takımlara fazlasıyla katma değer sağlayabilir. Teknik direktörlerin maç sonlarında duyacakları pişmanlık seviyesi ve ?Bir daha şans verirsem ne olayım? iç geçirmelerinin sayısı da bu sayede oldukça azaltacaktır.
-İKİSİ DE BERABER YÜRÜR!-
Bu sistemin varlığının bir başka artısı da Avrupa kupası serüvenine çıkan takımlarına sağlayacağı yarar olacaktır. İki işi aynı anda yapmaya alışkın olmayan, konsantrasyonlarını maçlara hak ettiği gibi yayamayan takımlarımız böylece uluslararası organizasyonları daha fazla ön plana alabilecekler. Aman ligde puan, Avrupa?da avantaj kaybetmeyelim sorunsalı üzerinde kafa patlatan takımlarımız bu sayede gönül rahatlığıyla Avrupa rüyasının peşinden koşabilir. Aslında zaten Avrupa?da mart ayını görebilen takımlara her sezon sahip olamıyoruz. Ancak teknik yönetimlerin daha eylül ayında sığınmaya başladıkları bu mazeret de ortadan kalkarak, onları en azından yeni mazeretler bulma yönünde motive edecektir.
-YABANCILARA (!) SON-
Yıllardır aritmetik anlamda en fazla uğraştığımız konu olan yabancı sayısı ve kalitesi konusunda da bu sistem ile farklı açılımlar yakalanabilir. 6+2 yabancı oyuncu oynatabilme hakkını sanki zorunlulukmuş gibi biran önce doldurma çabasına giden ve eline oyuncu listesini alıp gelen menajerlerle ?Yaa hepsini senden alalım bize biraz ıskonto yap? diyaloglarına girmek durumunda kalan takımlarımız artık çok daha sakin ve düzgün karar verebilirler. Sezon başında eksikliklerini gören ekipler, seçimlerini 1 ayda değil, mantıksal bir süreç dahilinde kotalarını doldurabilecekler.
-KALİTEDE ARTIŞ-
Play-off sisteminin getirebileceği bir başka artı ise oyun kalitesindeki artış olabilir. Bu tabii ki tek bir faktöre bağlanamayacak kadar büyük bir mesele. Bu sistem sadece mantalite anlamında takımların ufkunu ve seçeneklerini daha fazla açabilir. Artık telafisi play-off?ta yapılabilecek puan kayıpları takımların kalelerinin önüne duvar örme, kanatlara beton dökme gibi inşaat çalışmalarından da uzak tutabilir. Daha farklı oyun sistemleri bu sürede kendilerine bir uygulama alanı bulurken, pozitif futbol oynayarak da sonuca gidilebileceği takımlarımız tarafından keşfedilebilir. Kısa vadede oyun kalitesinin, puan ihtiyacından daha ön plana çıkabilme şansı da ancak bu yolla gerçekleşebilir.
-STRES İLE BAŞ EDEBİLME-
Bu sistemin normal lig düzeni dışında play-off aşaması da takımlara sağlayacağı yararlar açısından önemli olacak. Play-off?a katılmayı başaran takımlar, kazanılıp, kaybedilecek şeylerin çok fazla olduğu bu maçlarda normalden çok daha fazla bir stres düzeyi altında mücadele edeceklerdir. Normal sezon derbilerinde yaşanan heyecan ve profesyonellik düzeyi bu aşamada bir kat daha artacak ve takımlara normalden çok daha fazla tecrübe katacaktır. Bu durum da uzun vadede takımlarımıza Avrupa kupalarında eksikliğini yaşadıkları stres ile baş etme sorunsalının üzerinden gelme adına yardımcı olacaktır.
-KUPA?YA BİR ŞANS-
Play-off sisteminden takımlarımızın hala angarya olarak gördüğü ve statüsü açısından da çok da haksız sayılmadıkları Türkiye Kupası organizasyonu da faydalanabilir. Ligdeki başlangıç formuna bakarak kupadan elenmesinin kendisi için en iyisi olacağını düşünen takımların sayısı da bu sayede azalacaktır. Ligdeki varoluş şanslarının play-off ile devam edebileceğini düşünen takımlar artık kupayı adlarını duyurabilecekleri, dikkat çekip, maddi gelir elde edebilecekleri bir turnuva olarak algılamaya başlarlar. Bu da dolayısı ile kupaya verilen önemi ve kaliteyi de arttıracaktır.
-PAZARLANABİLME İMKANLARI-
Play-off?lar ligin bütünü ile karşılaştırınca markalaşma ve pazarlanabilme imkanları açısından daha mümkün gözüküyor. Gerçi bu konuda federasyonumuzun ne kadar istekli veya bunu almak için kuyrukta bekleyenlerin sayısının ne kadar olduğu bir muamma? Dünyanın ilk 3 büyük derbisinden biri olarak isimlendirilen bir Fenerbahçe-Galatasaray maçının yanı sıra Türkiye?nin en üst düzey takımlarının mücadele edeceği kısa süreli kompakt bir futbol turnuvası diğer ülkeler için dikkate alınabilecek bir organizasyon olabilir. İngiltere için olmasa bile Türki Cumhuriyetler ve Balkan ülkeleri için olabilir?
Ancak bu kadar yararının olabileceğinden bahsettiğimiz bu sistem mutlaka beraberinde sıkıntılar da getirecektir.
-EKSİ YÖNLERİ-
Stadyumların boşluğundan bahsedip durduğumuz mevcut sistemde, eskiye göre öneminin bir bölümünü kaybedecek olan normal lig düzenine olan seyirci talebi daha da düşebilir. Şampiyonun belirlenmediği, küme düşenin kesinleşmediği bir lig sezonu için eski talebe dahi ulaşılamayabilir. Bunun yanında işlevselliğini yitirmiş bir derbi maçında dahi yaşanan gerilime ek olarak tek maçla kaybedilebilecek bir şampiyonluk stresini eklerseniz havalarda uçuşan taş, kapılarda toplanan bıçak sayısında da haliyle bir enflasyon yaşanacaktır. Son olarak da, normal lig sezonunu birinci olarak tamamlayan takımların play-off dönemlerinde yaşayabilecekleri bir takım sakatlık ve formsuzlukları bahane ederek bu sistemin varlığını sorgulayabilecek olmaları?
Bu sorunlar aşılamayacak sorunlar değil. Seyirci sayısının azlığı ve olayları konusu zaten yıllardır mevcut olan ve çözülebilmesi için farklı yöntem ve önlemlerin gerektiği meseleler. Daha önemli olan şey ise bu sistemin ligin futbol kalitesine yapabileceği katkı olacak. Bu tip ciddi dönüşüm ve değişimler sıkça gerçekleştirilebilecek şeyler değil elbette ancak bu konuda kafa yormaya başlasak iyi olacak, yoksa meydan Premier Lig?e kalacak.
Paylaş: